6 Ağustos 2015 Perşembe

Hamilelik ve emziklilik döneminde su içmek






Yaşamın her döneminde su alımına dikkat etmelisiniz.. Ama hamilelik ve emzirme döneminde aldığınız sıvı miktarlarına dikkat etmek , özellikle  su alımı son derece önemlidir.
Su atık ürünlerin hücrelerden atılmasına ve hem anne hem de bebeklerde karaciğer ve böbreğin çalışmasına yardımcı olur. Kan miktarınızın artmasını desteklemek için yeterli suya ihtiyaç duyulur. Günlük su (sıvı) alımınız hakkında doktorunuzla görüşebilirsiniz.

Hamilelik: Hamile kadınlar genellikle su dahil olmak üzere günde yaklaşık 2,3 litre (yaklaşık 10 bardak) içecek içer.

Emzirme Dönemi: Emziren kadınlar genellikle su dahil olmak üzere yaklaşık 3,1 litre (yaklaşık 13 bardak) içecek içer.


http://www.bebeimgeliyor.com/2015/08/hamilelik-ve-emziklilik-doneminde-su-icmek/

Bebeğim yeterli sütü aldığını nasıl anlarım?




İlk zamanlar üç günden sonra yeni doğan bebeğiniz mekonyum (koyu, siyah veya koyu yeşil dışkı) adı verilen ilk dışkısını yapmayı bıraktığında bebeğinizin yeterli miktarda süt aldığını anlayacaksınız. Bunu yeşilimsi geçiş dışkısı ve daha sonra ise günde üç veya daha fazla kez sarı, pütürlü, akışkan kaka takip eder.
İlk ayda bebeğiniz altı ila sekiz bez ıslatacak ve günde en az iki bağırsak hareketi olacaktır. Süt miktarınız oturduğunda, ilk üç ayında günde yaklaşık 15 ila 30 gram kilo almalıdır. 3 ila 6 ay arasında bebeğinizin kilo alımı azalarak günde 15 grama düşer.
Dikkat etmeniz gereken diğer belirtiler:
  • Emzirmeden sonra birkaç saat uyur.
  • 24 saatlik zaman diliminde en az sekiz kere iki ila üç saatte bir emer.
  • Bebeğiniz genellikle en az 10 dakika ila en fazla 1 saat emer (ancak bebeğinizin emmesinin ne kadar sürdüğünü saatin değil bebeğinizin belirlemesine izin verin).
  • Bebeğiniz emerken durabilir ve tekrar emmeye başlayabilir.
  • Bebeğiniz genellikle iki memenizi de emer.
  • Emzirmeden önce memenizin dolu emzirmeden sonra ise daha yumuşak olduğunu hissedersiniz.
  • Emzirmeden sonra bebeğiniz durgun görünür ve artık aç değildir.

3-4 haftalık bebeğiniz var ve...




3-4 haftalık bebeğiniz sadece anne sütüyle besleniyor fakat fazla emdiğinde kusuyor, gaz sıkıntısı olan ve sık ağlayan bir bebekse size birkaç önerim olacak.
Bebeğinizin sıklıkla hiçbir neden yokken ağlıyorsa yapabilecekleriniz:
Bebeğiniz size karnının aç olduğunu, altının ıslak olduğunu, sıcakladığını ya da üşüdüğünü anlatmaya çalışıyor olabilir. Bebeğinizin tüm temel ihtiyaçlarının karşılandığından emin olun.
Bebeğiniz ağlamaya başladığında, normal rutin dahilinde yaptığınız şekilde sakinleştirmeye çalışın.
Bu işe yaramazsa şunları deneyin:
  • Hafif sallama, zıplatma veya bebeğiniz kucağınızdayken yürüme.
  • Onu sakinleştirebilecek seslerden faydalanın (sessiz müzik, elektrikli süpürge sesi vs.)
  • Bebeği bir slingle veya kanguru ile taşıma
  • Kolunuzda yüzü yere bakar şekilde yatırarak, elinizle sırtına hafifçe baskı uygulayarak
  • Sık sık, kısa süreli beslemek. Huysuz bebekler genellikle fazladan emzirilerek sakinleştirilebilir. Gerektiği şekilde kilo alıyor ve karnı aç görünmüyorsa, beslenmeyi iki veya üç saatlik aralarla tek memeyle kısıtlamayı deneyin. Bu periyottaki ekstra emzirme, “boş” meme ile gerçekleştirilmelidir. İki saat sonra, diğer memeye geçin.
Kundaklama da pek çok bebek için sakinleştiricidir. Kendilerini sıcak ve güvende hissetmelerini sağlar.
Aşağıda belirtilen şekilde kundak yapabilirsiniz:
  • Bir battaniyeyi düz bir yüzeye serin. Bir köşesini hafifçe içe kıvırın.
  • Bebeğinizi yüzü size bakacak ve başı katladığınız kenarın üzerinde olacak şekilde yerleştirin.
  • Battaniyenin bir kenarını bebeğinizin etrafına sarın, sırtının altına sıkıştırın.
  • Üst köşeyi sıkı bir şekilde ayaklarının üzerine çekin.
  • Battaniyenin diğer kenarını da bebeğinize sararak sadece başını açıkta bırakın.
Zaman zaman, sizin yedikleriniz de bebeğinizi etkileyebilir. Gaz yapan sebzeler (soğan, brokoli), baharatlı soslar ve çok fazla kafein tüketimi bazı bebeklerde huzursuzluğa neden olabilir. Her seferinde bu gıdalardan bir tanesinden uzak durmaya çalışın ve bebeğinizdeki değişiklikleri gözleyin.
Bazen bebekler sadece çok yorgun da olabilirler. Sorunun bu olduğunu düşünüyorsanız, bebeğinizi güvenli bir yere koyun ve biraz ağlamasına izin verin. Bu bebeğinizi sakinleştirebilir.
Bebeğinizi ne kadar rahatlatmak isteseniz de, bazen onu mutlu etmek için yapabileceğiniz hiçbir şey olmayabilir. Ne kadar neşeli bir anne olursanız olun, bebeğinizin ağlaması sizi gerçekten yıpratabilir. İyi bir destek sistemi, bebeğinizin ağlaması artık sizin için dayanılmaz olduğunda size çok ihtiyacınız olan molayı verdirecektir. İhtiyaç duyduğunuzda sizi biraz rahatlatması için eşinizin veya başka bir aile üyenizin yardımını isteyin. Eğer yardım alamıyorsanız, kendinizi toplayana kadar bebeğinizi güvenli bir yere bırakın. Bebeğinizi hiçbir zaman sarsmayın. Bu hareket kalıcı beyin hasarına neden olabilir. Fırsatınız olduğunda uyuyun ve unutmayın – tüm bunlar geçecek.
Elinizden geleni yaptığınız halde bebeğinizi sakinleştiremiyorsanız, doktorunuza danışın.
Bebeğinizin gaz sancısı çekiyorsa yapabilecekleriniz:
Gaz sancısını aşağıdakileri yaparak azaltabilirsiniz:
  • Karnına masaj yaparak
  • Kolunuzda yüzü yere bakar şekilde yatırarak, elinizle sırtına hafifçe baskı uygulayarak
  • Bir otomobilde veya zıplayan bir koltuktaymış gibi, düzenli bir ritimle hafifçe zıplatarak
Gaz sancılarını önleyebilmek için:
  • Ağlamak bebeğinizin hava yutmasına neden olduğundan, açlık nedeniyle ağlamaya başlamadan önce bebeğinizi besleyin.
  • Bebeğinizi beslenme sırasında çok fazla hava yutmaktan korumak için sık sık geğirterek gazını çıkarmaya çalışın; bu bebeğin sindirim sistemine hava girmesini önleyecektir. Biberonla besleme sırasında, yaklaşık her bir 20-30 gramın ardından ve emzirirken beş ila on dakikada bir ya da meme değiştirirken bebenizi geğirterek gazını çıkarmasını sağlayın. Birkaç dakika içinde geğirmezse, pozisyonunu değiştirin ve birkaç dakika sonra tekrar deneyin.
  • Bebeğinizi çok fazla hava yutmaktan korumak için, beş ila 10 dakikada bir ya da meme değiştirirken geğirterek gazını çıkartmayı deneyin. Birkaç dakika içinde geğirmezse, pozisyonunu değiştirin ve birkaç dakika sonra tekrar deneyin.
  • Zaman zaman, sizin yedikleriniz de bebeğinizi etkileyebilir. Gaz yapan sebzeler (soğan, brokoli), baharatlı soslar ve narenciye bazı bebeklerde karın ağrısına neden olabilir. Her seferinde bu gıdalardan bir tanesinden uzak durmaya çalışın ve bebeğinizdeki değişiklikleri gözleyin.
Bu öneriler bebeğinizde gaz oluşumunu azaltmıyorsa, bunu doktorunuzla konuşun.
 
 
Bebeğinizin geri çıkarmaktan çok kusuyorsa yapabilecekleriniz:
Çıkarma, daha kuvvetli ve daha hacimli hale geldiğinde, kusma kabul edilir. Bu bebeğinizde rahatsızlık yaratacaktır. (Bebeğinizin bunun sadece çıkarma olduğunu fark etmesi mümkün değildir.) Her ne kadar korkutucu olsa da, zaman zaman görülen bir kusma epizodu, kusmuğun bir kısmı bebeğinizin burnundan gelse dahi genellikle endişelenilecek bir durum değildir.
Diğer durumlarda ise, kusma bir endişe sebebidir. Sık kusma reflü hastalığına, tıkanmaya, enfeksiyona veya protein alerjisine işaret edebilir.
Eğer bebeğinizdeki normal kusma için aşağıdakiler geçerli ise, doktorunuzla görüşün:
  • Hacmi veya kuvveti artmışsa
  • Tıkanma epizotlarına veya solunum güçlüğüne yol açıyorsa (hırıltı veya öksürük)
  • Başka sorunlara yol açıyorsa (rahatsızlık, huysuzluk, yeterli kilo alamama veya kilo kaybı)
  • Kusmaya ateş, ishal, kanlı mukus veya karında gerginlik de eşlik ediyorsa
  • Yeşil veya sarı renkli ise
  • Sık sık, fırlar gibi çıkıyorsa

1 Temmuz 2015 Çarşamba

ÇOCUKLAR SUDA VE KUMDA IMAGINARIUM’A EMANET!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarımızın güneş, kum ve suda geçirdiği zamanın hem kalitesi,hem de güvenilirliği ebeveynler için önem kazanıyor. Tüm ürün felsefesini kalite ve güven üzerine konumlandıran Imaginarium’un, yaz aylarını ebeveynler için huzurlu, çocuklar için de eğlenceli kılmak için birbirinden güzel ürünleri mağazalarda yerini aldı. 
 
Yüzme havuzu oyunları ile ilgili testleri uygulayan ve su yüzeyinde tutma ekipmanlarının CE belgesi almasını sağlayan laboratuvar olan AIJU tarafından onaylı Imaginarium ürünleri ile çocuklar suda artık çok daha güvende. Bu testler sayesinde kollukların, şişme havuzların ve tüm şişirilebilir ürünlerin minimum batmazlığı, yükseklik pozisyonu, köşelerin, kenarların ve uçların ya da delme dayanımının değerlendirilmesi ve çekvalflerin etkinliğinin kontrol edilmesi, dikiş dayanımı, tuzlu suya, tükürüğe, tere ve yapışkan işaretlere karşı dayanıklılığı emniyet altına alınıyor.

Diğer yandan, güneşin altında şişirilebilir oyuncakların ya da plaj oyunlarının tadını çıkarabilmeniz için Imaginarium güneşte kalma derecesine göre renk değiştiren uyarı etiketleri ve 50 Faktör güneş koruması içeren sıra dışı bir banyo serisi sunuyor. Ultraviyole güneş ışınlarına karşı koruma özelliklerini belirlemek amacıyla mayo ve plaj şemsiyeleri titizlikle kalite, kontrol ve güvenlik testlerine tabi tutuluyor. Koruma faktörünün belirlenmesi için bu testlerle UV Standart 801 gibi ışınlar ölçülüyor.

Imaginarium’un sunduğu birbirinden renkli ve kaliteli mayolar, güneş gözlükleri, kum ve su oyunları ile çocuklar bu yazı hem güvende, hem de keyifle geçirecekler.

30 Haziran 2015 Salı

Altuğ’unun Favori çizgi filmleri; Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia




Disney Channel Altuğ'unun sevdiği kanallardan birisi. Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia en sevdiği çizgi filmlerdir.
                   



Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları en sevdiklerinden birisi. Bu çizgi film de Korsan Jake, arkadaşları Izzy ile Cubby ve papağanları Skully’nin başrolünde olduğu müzik dolu bir hazine avına çağırıyor.Kahramanlarımız gemileri Bucky’le beraber her bölüm iki maceraya atılarak Disney klasiklerinden Peter Pan’in ünlü karakterleri Kaptan Hook ve Smee’yi alt etmeye çalışıyor. Karakterlerin her biri farklı özellikler taşıyor ve biraraya gelip kenetlendiklerinde akıllı, güçlü ve eğlenceli bir takım oluşturuyorlar. Örneğin, Jake takımın kendine güveni yüksek lideri, Cubby harita kullanma becerisiyle her zaman doğru yolu bulmalarına yardımcı oluyor, Izzy ise buldukları ganimetleri kullanışlı hale getiriyor ve sorunlara karşılık yaratıcı çözümler buluyor. Aynı zamanda ekip, Izzy’nin peri tozu sayesinde Jake ve ekibin uçmasını sağlıyor. Skully, bir takımın sahip olabileceği en iyi gözlemci papağan; Bucky ise onları her zaman gitmeleri gereken yere ulaştıran güvenilir bir dost.
Bu çizgi filmde en sevdiğim Altuğ'unun sayı sayma, şekiller, uzaklık ve lokasyonla ilgili tahmin yürütme yeteneğine katkı sağlamasını çok sevdim. Olaylara çözüm yolları bulmayı, farklı yaklaşımları ve iyiliğin kazandığını öğrenmesi çok güzel. Her bölümden sonra Altuğ ile üzerinde sohbet ediyoruz. Bende sanırım bunu çok seviyorumJ
              


O kadar etkilendi ki doğum günü konsepti de Korsanlar oldu. Altuğ lego ile oynamayı çok seviyor. Öyle ki Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanlarının kahramanlarının olduğu legolar ile de seyrettiği çizgi filmi pekiştiriyor. Anlayacağınız Altuğ, Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları en sevdiği çizgi film:))





Altuğ, okuldaki yakın arkadaşı Duygu sayesinde Prenses Sofia ile tanıştı. Bu çizgi film de; Annesi Miranda, Kral 2.Roland’la evlendikten sonra sarayda yeni ailesiyle yaşamaya başlayan ve kraliyet hayatının inceliklerini öğrenmekte olan 12 yaşındaki Sofia’nın maceralarının anlatılıyor. Sofia hem yeni hayatına alışmaya çaışıyor hem de kralın diğer çocukları Prenses Amber ve Prens James ile kardeşlik kavramını öğreniyor. Saraya taşındığında Kral 2.Roland tarafından kendisine özel güçleri olan bir kolye verilen Sofia, bu sayede yaralı bir kuşa yardım ettiğinde hayvanlarla konuşma yetisi kazanıyor veya yardıma ihtiyaç duyduğunda Pamuk Prenses, Mulan, Sindirella, Belle ve Ariel gibi Disney prenseslerini de yardıma çağırabiliyor. Sofia’ya bu sihirli yolcuğunda Disney Perileri’nden Fauna, Flora ve Merryweather da eşlik ediyor.
Prenses Sofia da, okula alışma, kardeşlik ilişkileri geliştirme, yeni arkadaşlar edinme, cesaret ve dürüstlüğün öneminin içermesini seviyorum.
Altuğ ilk başlarda kız filmi dese de zamanla sevmeye başladı. Çok şeyinde farkına vardığını gördüm. Özellikle Altuğ bu yıl okul değişikliği yaptı. Prenses Sofi da yeni arkadaş edinme ve okulla ilgili bölümleri izlemesinin okula adaptasyonuna katkısı olduğunu düşünüyorum.
O nedenle Disney Channel kanalda Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia çizgi filmlerini izlemesini tavsiye ederim. Ayrıca bu çizgi filmlerin facebook sayfasını da tavsiye ederim..



Esra Ertuğrul

http://bebeimgeliyor.blogspot.com

28 Haziran 2015 Pazar

BEBEĞİ EMMEYE ALIŞTIRMAK İÇİN BİRKAÇ ÖNERİ:



*Bebeğinizi uyurken veya uykuya dalarken emzirmeye çalışın. Uyuturken göğsünüzü emzirecek gibi hazır da tutun ve uykuya geçince de emzirmeyi deneyin..

*Bebeğiniz için çeşitli emzirme pozisyonlarını deneyin. Siz ve bebeğiniz için en idealini bulmaya çalışın.. 

*Hareket halinde iken emzirmeyi deneyin.Bazen anneler yürürken , o hareket bebeğin hoşuna gidebiliyor.

*Bazen sessiz ortama emzirmek, emerken bebeğinizin dikkatini dağılmasını önleyeceği için bir alternatif olabilir. Sessiz, karanlık bir yerde yada dikkatin dağılmayacağı bir yerde emzirin.

*Bebeğinizle ten teması çok önemli. Bol bol ten tene vakit geçirmeye çalışın. Bunun için slingler çok iyi alternatiflerdir. Hem bebeğiniz sizin kokunuzu duyar, hem içinde emme denemeleri yapabilirsiniz.

*Birbirinize daha yakin olmak ve emzirme denemeleri için daha çok fırsat yaratmak amacıyla beraber uyuyun.

*Emzirirken olabildiğince üstünüzdeki kiyafetlerinizi çikarın, bebeği de minumum kıyafetle bırakın.

*Gün içinde özellikle akşamları banyo yaptırabilirsiniz.Sonrasında masaj yapıp bebeğiniz iyice rahatladıktan sonra emzirmeye çalışın.

BEBEĞİNİZİ NE SIKLIKLA EMZİRİYORSUNUZ? BİR ÖĞÜN NE KADAR SÜRMELİDİR?



Orta ve daha iri yapıda olan bebeklerin her 2,5-3 saatte bir beslenmeleri gerekir.Daha az veya daha çok değil. Daha kilolu bebeklerde bile bu kurala uymak gerekir.
Eğer ''Bebeğim her saat başı acıkıyor!''diyen bir anne iseniz, öğünlerinizin çok kısa olma ihtimali veya bebeğinizin öğünlerinde gereği kadar beslenmiyor olma ihtimali var demektir.Böyleyse, onu daha çok beslemeniz gerekir.Eğer formül süt veriyorsanız , çözüm basittir:Bebeğinizin her bir öğününe fazladan 30 cc ekleyin.Eğer emziriyorsanız, bebeğinizin ürettiğinizden daha çok süte ihtiyacı olabilir.Veya emme pozisyonu rahat değildir ve dolayısıyla göğsünüzden yeterli miktarda süt alamıyor olabilir. Bu durum, 2 veya 3 haftalık süre içinde daha az süt üretmenize neden olacaktır.Bebeğiniz bir defa da sadece 10 dakika emiyorsa,vücudunuz bundan fazla süt üretmenize gerek olmadığı komutunu almış gibi hissederek, süt miktarınızı günden güne azaltmaya başlayacak ve en sonunda da süt üretimi son bulacaktır. Böyle bir durumda bebeğinizin bir hızlı büyüme döneminden geçiyor olması da ihtimaller arasındadır. Ancak bu ilk altı hafta ada rastlanan bir durum değildir.
Bir Öğün Kaç Dakika Sürer?
İlk 6-8 hafta boyunca , orta yapıda bir bebeğin öğünü 20 ila 40 dakika kadar sürecektir.Böylelikle bebek saat 10:00 ' da emmeye başlıyorsa,10:45 ' te bitirir.Bu bebeğin 11:15 'te yatması ve 1,5 saat kadar uyuması beklenmektedir.Biberonla beslenen bebeklerin henüz biberon ağızlarındayken uykuya dalabildiklerini biliyoruz.Ama 3 ve ya daha fazla bir kiloya eriştiklerinde, memedeki bir bebek gibi uyuya kalmaları daha az rastlanır.Anne sütü alan bebekleri ise, çoğu zaman ilk on dakikadan sonra uyku bastırır.Bunun sebebi, anne sütünün oksitosin hormonu bakımından zengin, susuzluğu gideren ilk kısmıdır. Oksitosin hormonu uyku etkisi yapar. Prematüre ve sarılıklı bebeklerde aynı şekilde, öğünler sona ermeden uyumaya eğilim gösterir.Her iki durumda da, bebeklerin uyku ihtiyaçları çoktur ama beslenirken uyanık tutulmamaları gerekir.

Bebeğiniz nadir de olsa memenizde uyuya kalıyorsa, bunu dünyanın sonu görmeyin. Ama bu 3 öğünden fazla olursa, bebeğiniz istemeden de olsa atıştırmacı bebek haline getirmiş olursunuz.Ayrıca unutmayın, yemek yemekle ile uykuyu ilişkilendirmeye başladıysa, ona kendi kendine uykuya dalmasını öğretmek de güç olacaktır.