25 Şubat 2015 Çarşamba

Lansinoh ile facebook etkinliği

19 Şubatta Lansinoh'ub facebook sayfsında annelerin Emzirme ile ilgili sıkıntıları ile ilgili sorularını cevapladım. İnanılır bir katılım oldu. 

Katılan tüm annelere çok teşekkürler, beni annelerle buluşturan Lansinoh firmasına da çok teşekkürler:))




Mart ayında da facebook etkinliğim olacak.
Bu etkinlik ise;24 Marta olacak. 
Konumuz ise; ''Anne sütünün sağılması, saklanması ve bebeğe verilmesi.''

https://www.facebook.com/lansinoh buradan ulaşabilirisiniz.

Bekliyorum!!

19 Şubat 2015 Perşembe

Bebekler İçin Kereviz Çorbası


Kereviz çorbası için gerekli  malzemeler:
  • 1 adet küçük boy soğan,
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı,
  • 1 adet küçük boy patates,
  • 1 adet küçük boy havuç,
  • 1 adet küçük boy kereviz,
  • 1 adet küçük boy kabak,
  •  1 adet orta boy domates.
Kereviz çorbasının yapılışı
  • Öncelikle çorba için gerekli olan 1 adet küçük boy soğanı küçük küçük doğrayın.
  • Soğanları doğradıktan sonra 1 adet küçük boy patatesi küçük küçük küpler şeklinde doğrayın.
  • Patateslerin ardından 1 adet küçük boy havucu patatesi doğradığınız gibi aynı şekilde küçük küpler şeklinde doğrayın.
  • Sonra 1 adet kerevizi de küçük küçük doğrayın.
  • Daha sonra 1 adet orta boy domatesin kabuklarını soyup rendeleyin.
  • 1 adet kabağı da patates ve havuçları doğradığınız gibi küçük küçük küpler şeklinde doğrayın.
  • Bütün malzemeleri bu şekilde doğradıktan sonra bir tencere alın ve tencerenin içine önceden küçük küçük küpler şeklinde doğranmış olan 1 adet havucu ardından yine havuçlar gibi küçük küçük küpler şeklinde doğranmış olan patates kereviz ve ardından kabağı tencerenin içine koyun.
  • Bu malzemeleri iki üç parmak kadar geçecek şekilde tencereye su ilave edin ve sebzeleri haşlanmaya bırakın.
  • Sebzeleri bir süre haşlayın.
  • Sebzeler haşlandıktan sonra ocaktan alıp ocağın altını kapatın.
  • Sonra çorbayı yapmak için bir tencere alın ve içine 1 yemek kaşığı zeytinyağını ilave edin.
  • Zeytinyağını koyduktan sonra daha önceden küçük küçük doğranmış olan soğanı ilave edip kavurmaya başlayın.
  • Soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun.
  • Soğanlar pembeleştikten sonra rendelenmiş olan domatesi ilave edin.
  • Sonra sırası ile haşlanmış olan sebzelerden önce 1 adet küçük boy küçük küpler şeklinde doğranmış olan havucu ilave edip soteleyin.
  • Sonra patates kabak ve kerevizi de ilave edip soteleyin. Sonra malzemelerin üzerini biraz geçecek şekilde su ilave edip pişirin.
  • Piştikten sonra ocaktan alın ve ocağın altını kapatın.
  • Çorbayı blendırdan geçirin.   Kereviz çorbası hazır, afiyet olsun
Kaynak: http://www.superanne.org/kerevizi-corbasi-tarifi-15-yasindan-itibaren

12 Şubat 2015 Perşembe

ŞUBAT AYI BEBEİMGELİYOR ONLİNE SEMİNERLERİ




Online seminerlerle İstanbul dışında pek çok anne ile birlikte oluyorum. Karşılıklı bilgisayar başında çok eğlenip, bilgileniyor ve deneyim paylaşımı yapıyoruz.
17 Şubat da Yenidoğan bebk bakımı ve bebek alış verişi
19 Şubat da BLW
24 Şubat da Doğum
26 Şubat da Emzirme
 
Online semi,nerlerim 21:00-23:00 arasında olacaktır.
Katılım bedeli: 30 TL
Katılmak isterseniz bebeimgeliyor@hotmail.com  email atarak kayıt yaptırabilirsiniz.
 

11 Şubat 2015 Çarşamba

MomfortBaby'nin annesiyle röportajım:))



MomfortBaby markasının kurucusu ve hali hazırda biri 1 biri 2,5 yaşında iki çocuk annesi olarak bu cevabı teknik bir cevaptan çok daha deneyimlerimi ve Momfortbaby kullanan annelerin yorumlarını anlatan bir yazı hazırlayarak vermek istedim. Çünkü biliyorum biz anneler, teknik açıklamalardan çok annelerin görüş ve tavsiyelerine güveniriz.

"MomfortBaby Ergonomik Kangurularının özellikleri nedir?" 
"Bildiğimiz klasik kangurulardan farkı nedir?" diye sorarsanız...
Bildiğimiz klasik kangurular 9 bilemedin 11 kg 'a kadar taşırlar. Bütün ağırlık sırtınızda ve omuzlardadır. Bu da vücudun ağırlık merkezinin öne kaymasına ve her yerinizin  ağrımasına yol açar. Ayrıca bebekleri bacak aralarından asarak taşıdıkları için, erkek bebeklerin testislerine oldukça zararlıdır. Bütün yükü kalçalara bindirdiği ve bacakları dümdüz aşağı sarkıttı içinse kalça çıkığı riskini artırırlar. Bebeği tam olarak kavramadığı için, siz yürürken tabiri caizse sağa sola savrulur ve tutmak zorunda kalırsınız. Yürürken bacaklarınız, bebeğin bacaklarına çarptığı için her iki taraf da rahatsız olur.
IMG-20140530-WA0002 - Kopya - Kopya (2) IMG-20140530-WA0010 - Kopya (2) - Kopya IMG-20140530-WA0011
MomfortBaby ' ye dönecek olursak;
  • 20 kg'a kadar taşır. Bu da yaklaşık 3,5 - 4 yaşa kadar taşıyabilmek demektir. Anneler genellikle artık 1 yaşına geldi gerek yok yürüyecek yakında diyorlar ama hesaba katmadıkları bir durum var. Bebek yürümeye başlasa bile bizimle aynı tempoda yürümesi mümkün değil. Haliyle birkaç adım atıp yoruluyor kucak istiyorlar. Hadi diyelim yorulmadı yürüdü, o zaman da gideceğiniz 10 dakikalık yol 2 saate çıkıyor.Bu yüzden 3-4 yaşa kadar taşıması çok büyük avantaj. Benim oğlum 2,5 yaşında ama uzun boylu 3,5 yaş ölçülerinde hemen hemen. Hala işim aceleyse yada yolda yorulduysa 30 saniyede takıp sırtıma yolumuza devam ediyoruz.
 
  • Bacakları açık poposunun üstünde oturur vaziyette taşıdığı için ağırlığı bacaklarına yayar. Kalça kemiğine yük bindirmez. Bu sayesinde de  kalça çıkığı riskini önemli derecede önler.
 
  • Şapkası sayesinde bebek uyuduğunda hem başını destekler hem de ışıktan korur. Dışarıda fark edilmeden rahatça emzirme imkanı sunar. Bu biz anneler için çok büyük kolaylık. Mağazada gezerken emzirdiğimi biliyorum herkes uyuduğunu sanırken =). Kısacası tabiri caizse “emzirecek delik aramaktan” kurtuluyoruz ve bu hele ki ilk aylarda 2 – 3 saatte emmesi gereken anne ve bebek için eşsiz bir rahatlık ve özgürlük!
 
  • Kalın bel kemeri, sünger dolgulu omuz askıları, sırt sabitleme kemeri sayesinde anneye ağırlık hissettirmez ve herhangi bir ağrı yapmaz. Öyle ki bel ve boyun fıtığı olan çok sayıda anne, MomfortBaby' nin kucakta taşımaktan çok çok daha rahat olduğunu söylüyor. Bunun nedeni de bahsettiğim özellikleri sayesinde ağırlığı vücuda eşit dağıtmasıdır.
 
 
  • İki büyük cebinin olması da büyük kolaylık. Yürüyüşe markete giderken, emzik, cüzdan, yedek bez, anahtar gibi eşyaları rahatlıkla sığdırabilirsiniz. Sadece cep telefonu koymamanızı öneririm, bebeğin kalbine çok yakın olacağı için.
 
  • Tek başına çok rahat takılabilir. Son derece pratiktir, tak ve çık. Puseti taşıma derdi yok. Puset sevmeyen bebekler için de harika bir çözüm. Anneler MomfortBaby sayesinde daha özgür ve daha hızlılar. Tek başlarına dışarı pusetle çıktıklarında, üst geçitin başında biri yardım etse diye bekleme; asansörsüz evlerde hem çocuğu, hem çantayı, hem puseti indir çıkar derdi; yada ellerinde poşet bebek pusette ağlarsa öylece kalakalma riski yok. Öyle ya hangi  birini taşıyalım.
  • Ayrıca kot kumaş seçeneğiyle de çok kullanışlı ve tarz durduğunu söyleyebilirim. Şuanda siyah kot kumaştan MomfortBaby'lerimiz ve kangurunun üzerine giydirilebilecek özel üretim Mont MomfortBaby'ler de üretimde. Kış kreasyonuna hazırlanıyoruz diyelim =).
Bu özellikleri sayesinde MomfortBaby kısa sürede anneler arasında kabul gördü ve adını ciddi anlamda duyuran tescilli bir marka haline geldi. Google'da MomfortBaby diye arattığınızda yada instagramda "#momfortbaby #momfortbabyileherseyiyapmakmumkun #birurununreklamınıeniyikullanıcılarıyaparmıs" hashtaglerine baktığınızda;  annelerin hayatını nasıl kolaylaştırdığını, ne kadar memnun kaldıklarını, bebeklerinin kolik yada diş sancılarında MomfortBaby sayesinde nasıl rahatlatıp uyuttuklarını kendi paylaşımlarından okuyabilir... MomfortBaby' de mışıl mışıl uyuyan bebeklerinin, ellerinde alışveriş poşetleri eve döndüklerinin, keyifli yürüyüşlerinin, yemek yaptıklarının resimlerini görebilirsiniz.
Bu da işimin en güzel yanı. Böyle işe yarayan bir ürün üretiyor, annelerin hayatını kolaylaştırıyor olmak... Teşekkür ve dua mesajları almak gerçekten çok güzel.
Bir de müşterilerinize her zaman empatiyle yaklaşır, kendi görmek istediğiniz muameleyi gösterir, asla mağdur etmezseniz, iade, değişim ve garanti koşullarınız sağlam ve güvenilir olursa, ne iş yaparsanız yapın er yada geç başarılı olursunuz.
Bu güveni alan anneler de her fırsatta MomfortBaby 'yi tavsiye ederek bize destek olmakla kalmıyor gurur da veriyorlar.
 
Sevgiler...
Çağdaş Gamze Kocamangil
Detaylı bilgi ve sipariş için;
0543 545 8696
Sosyal medyada MomfortBaby;

9 Şubat 2015 Pazartesi

Perineal masaj ne işe yarar?

Hamileliğimin son haftalarında her sabah banyoda oturup, yortık olmasını önlemek umuduyla, vajinamın arka duvarına zeytinyağı masajı yaptım. Bu konuda ne yapmam gerektiğini öğreten  birisi olmadığından, ban en mantıklı geleni yaptımö;pelvik taban kaslarımı gevşetmesye odaklandm ve kızımın sahneye çıkarken esneteceğini düşündüğüm  yöne doğru masaj yaparak vajina kaslarımı esnetmeye uğraştım. Perineal masaj hiç de asil veya rahatlatıcı bir şey değildir.Yani bu kadar zahmete değer mi?
Cochrane collaboration, hamileleiğin 35. haftasından itibaren perineum bölgesine hafta da bir yada iki kez masaj uygulayan kadınlarla hiçbir şey yapmayan hamileleri karşılaştıran 4 çalışmayı yakın zamna da inceledi. Bulgulara göre, perineal çlgeye uygulanan bu nmasaj ,yırtıkların sayısını değiştirmedi ama masaj yapan kadınlardan dikişe gereksinim duyanların sayısında azalma oldu- en azından ilk defa doğum yapanlar arasında. Bu fark çok büyük değildi:bir kadına dikiş uygulamasını önlemek için on beş kadının kendilerine düzgün bir şekilde masaj uygulaması gerekiyordu,bu da hiç yoktamn iyidir. Bu kadınların epizyotomi ihtiyacı da biraz aha azdı. Haftada 1-2 masaj yeterli görünüyordu, çünkü bundan fazlası da bir fark yaratmıyordu.
Fakat ne yazık ki, bu masaj , kadının aletli doğum şansını veya idrar tutamama sorununu azaltmıyor ve dğumdan sonraki cinsel tatminini de etkilemiyor.
indir (1)
Eğer perinel masaj uygulamaya karar verirseniz şöyle  yapabilirsiniz;
*Rahat bir duruş bulun; mesela bacaklarınız dışa doğru açık bir şekilde yatağa uzanın veya bir ayağınız banyonun kenarında ayakta durun veya tuvaletin üstüne oturun.
*Zeytinyağı, ayçicek yağı veya tatlı badem yağı gibi kokusuz doğal bir yağ kullanarak başparmaklarınızı birini veya ikisini birden vajinanın girişine sokun.
*Arka duvara baskı uygulayarak başparmaklarınızı U şeklinde arkaya öne doğru hareket ettirirken kaslarınızı da gevşetmeye odaklanın.
* Bu masajı her seferinde 5 dk. kadar uygulayın. Her uygulamada da biraz daha fazla bastırmayı deneyin.
 
kaynak: Gebe-Loji

Hamileliğin üçüncü trimestri




28. haftadan itibaren hamilelik çatlakları belirgindir. Göğüslerde yüksek antikorlu bir sıvı üretilmeye başlanır. Bebeğin ise beyninde nöronlar gelişmekte ve vücut yağ depolamaya devam etmektedir. Bebeğin bu haftaya kadar düz olan beyninde bu haftadan itibaren normal insan beynindeki gibi kıvrımlar oluşmaya başlar. Bebek ışığa karşı (örneğin göbeğe doğru tutulan) hareketleriyle tepki verebilir. Bebek bu hafta da 38 cm boylarındadır ve 1 kg ağırlığa ulaşmıştır. Ayrıca annenin kan grubu Rh negatif, babanın kan grubu Rh pozitifse bu haftada yapılacak bir testin (ICD) sonucuna göre anneye bundan sonraki üç ay boyunca ayda bir kez uyuşmazlık aşısı (Anti-D) yapılır ve doğumdan sonra 72 saat içinde anneye bu aşı tekrarlanır.
29. haftadan itibaren gebelik hormonu progesteron düz kas dokusunu ve sindirim sistemini rahatlatır. Bu gevşemeyle sindirim yavaşlar ve kabızlık, mide ekşimesi tekrar görülebilir. Büyüyen rahim nedeniyle rektal bölgede damar genişlemesi görülebilir. Bebeğin artan enerji talebini karşılamak için besin değeri yüksek gıdalar almaya özen gösterilmelidir. Bebekte kas ve akciğerlerin gelişimi devam etmektedir. Bebeğin beynindeki ısı düzenleme merkezi (hipotalamus) tamamen gelişmiştir. Ayrıca tat, işitme, dokunma, görme duyusunun yanında koku alma duyusu da gelişmiştir. Annenin aldığı besinlerin tadı amniyotik sıvıya geçer ve bebek bu sıvıyı yutar. Yapılan araştırmalara göre amniyotik sıvı ne kadar tatlıysa bebek o derecede bu sıvıyı yutmaktadır. Tabi ki bu çikolata gibi işlenmiş gıdaların tüketimini teşvik etmemelidir, tatlı meyveler bebeğin gelişimi için daha sağlıklıdır.
30. haftadan itibaren hormonların etkisiyle bel çevresindeki eklemlerde gevşeme olur. Genişleyen rahmin mesaneye yaptığı baskı nedeniyle idrara çıkma isteği artabilir. Bacaklardaki toplardamarlarda genişleme ihtimali artar. Genelde bu haftadan itibaren rahimde yalancı kasılmalar olarak adlandırılan, doğuma hazırlayıcı her biri yaklaşık otuz saniye ile bir dakika arasında süren ağrısız kasılmalar başlar. Bebekte ise görme yeteneği gelişmektedir ama gözleri çoğunlukla kapalıdır. Bebek yaklaşık olarak 40 cm boyuna ve 1,5 kg ağırlığa ulaşmıştır. Bu haftadan itibaren gözyaşı üretimi başlar.
31. haftada kasılmalar genelde düzensiz ve seyrek bir şekilde görülür. Vajinal akıntıda artış olabilir. Göğüslerden antikorca zengin berrak sıvı gelebilir. Anne, bebeğin hareketlerindeki değişimleri takip etmeli, hareketlerde büyük bir değişiklik olursa doktoruna başvurmalıdır. Bebeğin vücudunda biriken yağ tabakası kol, bacak ve vücudu dolgunlaştırır. Sinir sistemi tüm hızıyla gelişmeye devam etmektedir. Organlarının çoğu fonksiyonlarını devam ettirmektedir.
32. haftada büyüyen rahim nedeniyle nefes almada zorluk ve mide yanması görülebilir. Bebeğin boyu 43 cm’yi geçmiştir. Bebeğin hareket alanı daralmıştır ve hareketleri azalır. Ayrıca ayak tırnakları tamamen gelişimini tamamlamıştır. Bebeğin iskeleti tamamen şekillenmiştir ama kemikler hala yumuşak ve esnektir.
33. haftada annede el ve bileklerde uyuşma, karıncalanma olabilir. Düzensiz ve ağrısız kasılmalar normaldir. Ayak bileklerinde şişlik ve ödemler oluşabilir. Bebeğin içinde bulunduğu amniyon kesesi maksimum büyüklüğüne ulaşmıştır. Bu dönemde amniyon sıvısı önceki haftalara göre daha azdır. Böylece anne bebeğin hareketlerini daha net hisseder. Kemiklerde sertleşme devam etmektedir fakat kafa kemikleri tam sertleşmez ve birbiriyle kaynaşmaz. Bu doğumu kolaylaştırmak içindir. Ayrıca bebeğin vücudu daha pürüzsüz ve yumuşak hale gelmeye başlar. Bebek yaklaşık olarak 45 cm boyunda ve 1800 gr ağırlığındadır.
34. haftada yorgunluk görülebilir ama bu ilk trimesterdeki kadar yoğun değildir. Mide yanması ve nefes darlığı devam edebilir. Rahim bebeğin çıkışını kolaylaştırmak için incelmeye ve yumuşamaya başlar. Bebek erkekse testisler karın bölgesinden biraz daha aşağı iner ve vücudundaki tüyler dökülmeye başlar. Eğer bebek bu hafta doğsa herhangi bir tıbbi destek olmadan hayatta kalabilir.
35. haftadan itibaren bebek baş aşağı pozisyon alır. Böylece akciğer ve mide üzerinde baskı kalkar ve soluk alma kolaylaşır. Bebeğin böbrekleri tamamen gelişmiştir ve karaciğer bazı atıkları oluşturabilir. Yaklaşık olarak bebeğin boyu 46 cm, ağırlığı 2400 gr civarındadır.
36. hafta bel çevresinde ağrılar olabilir. Bebek doğuma hazırlık olarak aşağı doğru indiği için bacaklar arasında rahatsızlık hissedilebilir.
37. haftada vajinal akıntı artar. Leğen kemiği genişlediği için bel çevresinde ağrılar devam eder. İdrar kesesinde idrar çok tutulmaz. Akciğerleri rahim dışında yaşam için hemen hemen uygun hale gelmiştir.
38. haftada el ve ayaklarda şişme görülmesi normaldir. Ayrıca göz çevresinde şişlik ve sık baş ağrıları da görülebilir. Kolostrum sıvısı (bebek doğduktan sonra ilk bir hafta annenin bebeğe verdiği ilk süt) üretilir. Artık bebeğin hareketlerinde yavaşlama görülür.
39. haftada gebeliklerin yüzde sekizinde amniyon kesesinde yırtılma olur ve vajinal sızıntı görülebilir. Bebeğin akciğeri gelişimini tamamlamıştır. Bebek yağ tabakasını oluşturmaya devam eder. Bebek yaklaşık olarak 50 cm boyunda ve 3200 gr ağırlığındadır.
40. haftada kasılmalar sıklaşır. Bebek leğen kemiği bölgesine iner ve doğum için uygun pozisyonu alır. Sürekli kasılmalar, uzun süreli vajinal akıntı ve ağrı doğumun habercisidir.

Hamileliğin ikinci trimestri





İkinci Trimester; yani ikinci üç aylık dönem, bebeğin hızla gelişimini sürdürdüğü, hamilelik döneminizde en çok rahat edeceğiniz dönemdir. Bu dönemde gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan şikayetler önemli ölçüde kaybolur ve vücut gebeliğe uyum sağlar.
İşte, hafta hafta İkinci Trimester dönemi.
14. HAFTA
Yeni bir dönem başladı. Bebeğiniz solunum yapma çalışmalarını hızlandırdı. Yüzü daha fazla gelişti, yanakları ve burnu daha belirgin. Kas gelişiminin hızlanmasına bağlı olarak kafasını dik tutabiliyor, ellerini ve kollarını hareket ettirebiliyor.
Bebeğiniz farkını ortaya koydu çünkü parmak izleri ortaya çıkıyor.
Bu hafta bebeğiniz için dönüm noktalarından biridir. Troid bezleri hormon üretmeye başlar. Erkeklerda prostat bezi, kızlarda ise yumurtalıklar oluşmaya başlar. Minik bebeğinizin boyu yaklaşık olarak 10 cm kadardır.
Bu dönem artık rahat bir nefes alabilirsiniz. Keyifli zamanlar başlıyor. Yorgunluk hissi azalacak ve kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz.
Hamileliğin ilk döneminde kaybettiğiniz cinsel dürtüleriniz yeniden harekete geçer.
Rahminizin daha da büyümesi ve progesteron hormonunun gevşetici etkisi nedeniyle mide sıvınız, yemek borunuza kaçarak yanmalara yol açabilir.
15. HAFTA
Bebeğinizin saçları çıkıyor. Lanugo adı verilen bu tüyler 26. haftaya kadar kaybolurlar. Bu dönemde bebeğinizin cildi oldukça incedir. Dışarıdan bakıldığında damarları görülebilir. Kas gelişimi hızlanır. Ellerini yumruk yapabilir, parmağını emebilir.
Artık hamile kıyafetleri almanın zamanı geldi. Eski kıyafetlerinizle vedalaşın. Karnınız büyümüştür ve rahminizi bir top gibi hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde göğüslerinizden sıvı gelebilir. Endişelenmenize gerek yok, bu normal bir durumdur.
16. HAFTA
Bebeğiniz dünyaya göz kırmaya başladı! Yüz kasları geliştiği için ağzını açıp kapatır, göz kapaklarını hareket ettirir. Yüz daha da normal bir hal almıştır, gözleri ve kulakları yerli yerindedir. Bağırsaklarında fetal denilen dışkı birikmeye başlar. Dolaşım sistemi tam işlevini yapmaya başlamıştır. Göbek kordonu olgunlaşmıştır ve bebeğin eşi olan plasenta bebeğinizle aynı büyüklüktedir. Bebeğiniz artık avucunuza sığacak büyüklüğe ulaşmıştır. Bebeğiniz solunuma ve ışığa karşı reflekse başlar.
Anne ve babaların en çok merak ettiği konuya açıklık getirelim. Bu haftanın sonuna doğru ultrason yaptırdığınızda bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz.
Bebeğiniz bu haftada daha da hareketlenir ve tecrübeli anne adayları bu hareketleri hissedebilir.
Bu hafta yapmanız gereken üçlü tarama testini ihmal etmeyin! Down sendromu açısından önemli olan bu testi yaptırmak için en uygun zaman aralığı 16 ve 20. haftalar arasıdır
17. HAFTA
Bebeğiniz yağ depolarını doldurmaya başladı. Bu da bebeğinizin yeni ve hızlı bir büyüme dönemine girdiğini gösterir. Artık bütün organ sistemleri çalışıyordur. Minik çiçeğiniz içinde bulunduğu sıvıyı ciğerlerine çekip dışarıya vererek solunum sisteminin temellerini sağlamlaştırır.
Yine bu haftada bebeğinizin minik kalbi inanılmaz bir hızla çalışır. Vücuduna günde yaklaşık olarak 25 - 30 litre kan pompalar.
Bu süreçte bebeğinizin büyümesine bağlı olarak 2 ila 4 kilo almanız normaldir. Rahminizi göbek deliğinizin 3 - 4 parmak altında hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde birçok anne adayı endişeye kapılabilir. Bebeğin sağlığı, doğumun nasıl ve nerede olacağı gibi düşünceler yoğunlaşabilir.
Yaptıracağınız üçlü test bu endişeleri azaltmanıza yardımcı olacaktır.
18. HAFTA
Bebeğiniz yaklaşık olarak 12,5 - 14 cm boyunda ve ağırlığı da 150 gram kadardır. İskeletinin gelişimi devam eder. Kemikleri daha da sertleşmeye başlar. Bu haftada bebeğiniz kendine uyku pozisyonları belirler. Artık hareketlerini daha fazla hissetmeye başlarsınız. Dışarıdan gelen uyarılara daha duyarlı olmuştur.
Bebeğinizin kemik gelişimi hızlandığından kalsiyum takviyesi almayı ihmal etmeyin
Bu haftada bebeğinizin kaşları yavaş yavaş belirmeye başlar. Kız bebeklerde ilkel yumurta hücreleri belirir. Erkek bebeklerde ise prostat bezi gelişimini tamamlar.
Artık hamile olduğunuz dışarıdan bakıldığında rahat bir şekilde fark edilir. Artan kan hacminize bağlı olarak bazı şikayetleriniz olabilir. Düz kaslarınızdaki gevşemelere bağlı olarak tansiyon düşmeleri yaşayabilirsiniz.
19. HAFTA
Bu haftada bebeğinizin vücudunu “vernix caseosa” denilen kremsi bir maddeyle kaplanır. Bu madde onun cildini uzun süre içinde kaldığı sıvın etkilerinden koruyacaktır. Ultrasonda baktığınızda bebeğinizin sürekli hareket halinde olduğunu göreceksiniz. İçinizde bir kıpırtı şeklinde hissedebilirsiniz bu hareketleri.
Kilonuzun artması nedeni ile vücudunuzda çatlaklar meydana gelmeye başlayabilir. Çatlaklar kaşıntı yapabilir. Çatlakları azaltmak ve engellemek için çeşitli kozmetik ürünlerden faydalanabilirsiniz.
Bunun yanında bol bol sıvı almanız da yararlı olacaktır. Yine bu haftada göğüs uçlarınız büyür ve kahverengi alan giderek genişler. Bu durum normaldir ve doğumdan sonraki bir yıl boyunca devam edebilir.
20. HAFTA
Hamileliğinizin ilk yarısı bitti. Bebeğinizin beynindeki hızlı gelişim devam ediyor. Cildi kalınlaşmaya başladı. Koku, tat, duyma, görme ve dokunma duyuları aktif olmaya başlar. Vücudunu kaplayan tüyler yoğun olarak baş ve boyun bölgesinde görülür. Kalp atışları hızlanır. Erkek bebeklerin testisleri karından torbaya doğru ilerler. Kız bebeklerin ise yumurta hücresi üretim süreci tamamlanmıştır.
Artık minik çiçeğinizin hareketleri daha hızlı ve kuvvetlidir. Ağırlığı yaklaşık olarak 250 - 400 gram civarındadır.
Rahminizin üst tarafı göbek hizanıza kadar gelir ve göbek deliğiniz ile kasığınız arasında koyuluk oluşmaya başlar. Buna “linea nigra” denir ve doğumdan sonra kaybolacaktır. Rahminizin genişlemesi nedeni ile midenize, böbreklerinize ve ciğerlerinize baskı artabilir. Zaman zaman nefes almakta zorlanma ve idrara sık çıkma gibi şikayetleriniz olabilir.
21. HAFTA
Bu hafta bebeğinizin kalp kası iyice güçlenir. Kırmızı kan hücreleri üretilmeye başlandı ve kanı daha etkili bir biçimde pompalar. Dilindeki tat alma duyusu gelişimine devam eder.
Kilo artışınız artık hızlanmaya başlar. Bu nedenle yediklerinize dikkat ederek çeşitli besinler tüketmeye çalışın. Mümkün olduğu kadar kilo aldırmayan gıdalar tercih edin. Bu dönemde ayaklarınızda ve bileklerinizde şişmeler olabilir. Bol bol su içmek ve çok uzun süreler ayakta kalmamanız size yardımcı olacaktır.
Eğer önceki haftalarda başlamadıysanız demir desteği almanız gerekir.
22. HAFTA
Müjde bebeğiniz artık sesinizi duyuyor. Onunla konuşabilir, ona şarkılar söyleyebilirsiniz. Sizden gelecek seslere tepkiler vermeye başlamıştır. Ona müzik dinletebilirsiniz. Özellikle de klasik müziğin, ruhsal gelişimde olumlu etkileri olduğuna dair çalışmalar yapılmıştır. Dokunma duyusunun gelişmesi ve beynindeki gelişim sonucunda vücudunu ve çevresini öğrenmeye başlar.
Bu süreçte artan kan miktarınızdaki sıvılaşmadan dolayı fizyolojik anemi oluşabilir. Kan sayımı yaptırarak bu durumu tespit edebilirsiniz. Bu durum normaldir ve demir alımınızı düzenleyerek korunabilirsiniz. Yine bu gelişmeler olurken dengenizi sağlamakta zorlanabilirsiniz. Bunun nedeni karnınızdaki büyümeye bağlı olarak beliniz içeri doğru genişleyebilir ve denge merkeziniz kayabilir, bel ağrıları hissedebilirsiniz. Bu dönemlerde topuklu ayakkabı giymekten kaçının ve ortopedik düz ayakkabıları tercih edin.
23. HAFTA
Bebeğiniz artık küçük bir insan görüntüsündedir. Sizi daha iyi duyabilir.
Bu haftada bebeğinizin gözleri tamamen gelişmiştir fakat göz rengi halen belli değildir. Pankreası insülin salgılamaya başlamıştır.
Sizde ise kilo artışı devam eder. Ağırlığınızın artması ile kramp şikayetleri yaşayabilirsiniz. kalsiyum ve magnezyum alarak bu sorunu çözebilirsiniz.
Sevgili Babalar sıra sizde! Artık bebeğinizin hareketlerini dışarıdan görebilirsiniz. Elinizi karnınıza koyduğunuzda onun hareketlerini hissedebilirsiniz. Bebeğinizin hareket alanı genişlemiştir ve takla atıyormuş gibi hareket eder. Bu hareketler bebeğinizin kas gelişimi için çok önemlidir.
Bu haftalarda doğan bebekler düşük değil “erken doğum” olarak adlandırılır.
24. HAFTA
Bu hafta bebeğinizin dönüm noktalarından biridir. Bu haftadan sonra bebek annesinden bağımsız, annesinin vücudu dışında yaşamını devam ettirebilecek hale gelir. Fakat erken doğum bir çok sorunu da beraberinde getirir. Erken doğan bebekler yoğun bakım ortamında yaşatılabilir. Önemli olan kalıcı herhangi bir hasarın oluşmamasıdır. Örneğin; görme, duyma, solunum ve zihinsel gelişimin nasıl etkilendiği bilinmemektedir.
Bu haftada bebeğinizin akciğerlerindeki damar yapıları olgunlaşır ve neredeyse bütün organları işlevlerini yerine getirmeye başlar.
Hormonlarınızın etkisi ile bu dönemde diş eti kanamaları yaşayabilirsiniz. Diş etlerinizde çekilmeler, hatta ileri safhalarında diş dökülmeleri meydana gelebilir. Bu tarz şikayetleriniz olduğunda yapmanız gereken bir diş hekimine başvurmaktır. Yine bu haftada hamileliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığını kontrol ettirmeniz gerekir. Doktorunuzun yapacağı glukoz tarama testi ile sonuç alabilirsiniz.
Bu haftalarda erken doğum hakkında doktorunuzdan bilgi alın ve belirtilerini öğrenin.
25. HAFTA
Doppler ultrason ve steteskop ile bebeğinizin kalp atışlarını duyabilirsiniz. Artık cinsiyeti ile ilgili gelişimleri de tamamlandığı için cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Erkek bebeklerin testisleri skrotum içine yerlerini aldı, kız bebeklerin ise vajinası oluştu. İskeleti, kemikleri, eklemleri tam şeklini aldı. Bebeğinizin tat alma duyusu tamamen gelişti. Bunun yanında solunum sistemi gelişimini sürdürmektedir.
Bebeğiniz giderek büyüyor. Artık hareketlerini daha sert hissedebilirsiniz.
Rahminizin giderek büyümesi nedeni ile bel ağrılarınız daha da şiddetlenebilir. Bu normal bir durumdur. Midenize baskı giderek arttığından, buna bağlı olarak midenizde yanma hissedebilirsiniz. Bu dönemde göz kuruluğundan rahatsız olabilirsiniz. Yapay göz yaşı kullanarak bu sorunu çözebilirsiniz.
26. HAFTA
Bebeğinizin akciğerleri gelişmekte ve doğuma kadar gelişim sürecek. Bu haftada bebeğinizin göz kapakları açılıp kapanmaya başlar. Karnınıza doğru kuvvetli bir ışık tutuğunuzda tepki verir.
Gözlerindeki retina oluşur ve diğer tabakalar oluşmaya başlar.
Bu dönemde sırt ağrıları, kramplar, belden aşağınızda baskı hissedebilirsiniz. Yine bu dönemde karnınızda ani kasılmalar hissetmenizde olasıdır. Bu kasılmalara “Braxton-Hiks” kasılmaları denir. Adet sancıları gibi ve düzensiz aralıklarla meydana gelir. Bu kasılmalar rahminizi doğuma hazırlamaktadır. Bu krampları dikkate almak gerekir, erken doğum habercisi olabilirler.
Kasılmaların düzenli olup olmadığını anlamak için avuç içinizi karnınıza koyun. Kasılmaların sıklığını ve süresini ölçün. Erken doğum belirtilerine açık olun ve kramplar sıklaşırsa doktorunuza başvurun. Erken doğum belirtisi olan kasılmalar düzenli olur ve saatte 4 kez ya da daha fazla olabilir.

kaynak: http://www.bebeimgeliyor.com/

Hamileliğin ilk trimestri




Birinci trimester gebeliğin ilk 13 haftalık dönemini kapsar.
1. hafta: Henüz gebeliğin başlamadığı dönemdir.
2. haftada hafif sancılar görülebilir. Genellikle ikinci haftanın sonunda (menstrual döngünün 12-14. günü) yumurta yumurtalıktan fallopi tüpüne hareket eder. Bundan sonraki 1-2 gün içinde yumurta döllenmeye hazır hale gelir.
3. haftanın başlangıcında ise yumurta spermle döllenir ve yumurta B-hCG hormonu (Gebelik testlerinde bu hormonun değerleri izlenir) üretmeye başlar. Döllenen yumurta zigot adını alır. Zigotta hızlı bölünmeler başlar ve implantasyon evresi gerçekleşir. Bu evre yapışma, tutunma ve içeri giriş olmak üzere üç bölümden oluşur.  Bu evrede zigot yaklaşık 60 saat gibi bir sürede uterusa ulaşır ve ona tutunur. Gebede henüz hormonal değişiklikler gözlenmez.
4. haftada implantasyon dönemini kapsar. Bu dönemde akıntılar görülebilir. Gebede mide bulantısı başlayabilir. Sık idrar yapma, göğüs uçlarında hassaslaşma olabilir. Zigotta hızlı bölünmeler devam eder. Plasenta oluşur, amniyotik sıvı ve embriyonun içinde barınacağı amniyotik kese oluşmaya başlar. Mukus tabakası rahim ağzını kapatır ve embriyo enfeksiyonlara karşı korunmuş olur. Bölünen zigottaki hücre grupları üç tabakaya ayrılır. Dış tabakadan cilt, saç, göz, diş minesi, tükürük bezi vb, orta tabakadan iskelet, kas sistemi, böbrekler, üreter vb. iç tabakadan üretra, mesane, prostat, trakea, karaciğer, pankreans, kulak kanalı vb. ilerleyen dönemlerde gelişecektir. Bu haftanın sonundan itibaren hamilelik testlerinden pozitif sonuçlar alınmaya başlayabilir. Zigotta kalp ve ilkel dolaşım sistemi, sinir sistemi, duyu organları oluşmaya başlar.
5. haftada bazı gebelerde bulantı hissi artabilir, iştahsızlık olabilir, göğüslerde dolgunluk hissedilebilir ve baş dönmesi görülebilir.  Bebek bu haftada ultrasondan tespit edilebilir. Susam tohumu büyüklüğünde (1,5-2mm) ve C harfi şeklindedir. Kas ve kemiğin ilkel yapısıyla göbek kordonu oluşmaya başlar. Ayrıca bebekte kan dolaşımı (dk da 100-160 kalp atımı) başlamıştır.
6. haftada değişmeye başlayan hormon seviyeleri nedeniyle duygusal dalgalanmalar yaşanabilir. Sık sık acıkma, uykusuzluk hissi, her türlü kokudan rahatsız olma, yorgunluk ve göğüslerde büyüme gözlenebilir. Plasenta gelişimine devam etmektedir ve ilerleyen dönemlerde hormon salgılanmasını üstlenecektir. Bebek is 5-6 mm’lik büyüklüğe ulaşmıştır. Bebekteki ana gelişmeler göz, burun ve kulakta olur. Gövde, kol ve bacaklarla iç organların oluşumu yavaş yavaş başlar. İlginç olan ise bebeğin bağırsaklarının karın boşluğunun dışında göbek kordonu içinde oluşmaya başlamasıdır.
7. haftada bulantı, kusmanın yanında kabızlık da başlar. Kabızlık için öneriler ise bol sıvı tüketimi ve lifli gıdalarla beslenmedir. Bunların yanında hormon seviyelerinin değişiminden ve ciltte yağlanmadan dolayı yüzde sivilcelenmler olabilir. Bebek 9-11 mm boylarındadır. Yüzü şekillenmeye başlamıştır. Ayrıca el, ayak parmak taslakları oluşmaya başlar. Beyin gelişimi başlar ve dolaşım sistemi daha kompleks hale gelir (akciğerin oluşmaya başlaması gibi). Bu dönemde egzersizlere başlanmalıdır. Bebeğin gelişimi için gerekli olan folik asit alımına önem verilmelidir.
8. haftada rahim büyümeye başlar buna bağlı olarak bel kalınlaşır. Karında büyüme henüz belirgin olarak gözlenmez. Sık sık bel ağrıları hissedilebilir. Duygusal gelgitler yoğun olarak görülür ve ikinci trimesterde bunlar hafifleyecektir. Bu dönemde bebeğin boyu yaklaşık 10-13 mm kadardır ve kemik taslakları oluşmaya devam etmektedir ayrıca kol ve bacaklar gelişmeye başlamıştır. Dudak ve burun ayırt edilebilirken damak oluşumu bu haftanın sonunda başlayacaktır.
9. haftada gebede göğüs uçlarında büyüme ve hassaslaşma devam edebilir. Ciltte hassaslaşma görülür. Bu haftada kulak, dil, damak ve iris oluşumu ile gözlerde büyüme gözlenir. Gözler göz kapaklarıyla kapalıdır ve yirmi yedinci haftaya kadar açılmaz. Embriyonik kuyruk tamamen kaybolur. Dış cinsel organlar gelişmiştir ama daha birkaç hafta daha cinsiyet ayırt edilemez.
10. haftada gebede bulantı hissi azalmaya başlar. Rahim ve bel çevresinde büyüme devam eder. Bebekte organlar olması gereken yerdedir ve gelişimini sürdürmektedir. Karaciğer ve böbrek çalışmaya başlar, idrar üretilir. Bebek bacak ve kollarını bükmeye başlar.
11. haftada gebede duygusal gelgitler azalır ve gebe daha huzurlu olur. Sivilceler yavaş yavaş yok olmaya başlar. Bebekte bazı kemikler sertleşmeye başlar. Eller ve ayaklar belirginleşir. Diş etlerinin altında diş tomurcukları görünmeye başlar.
12. haftada bulantı ve kusma sona erdiği için iştah yerine gelir. Rahim yukarı doğru hareket eder böylece mesane rahatlar ve idrara çıkma azalır. Göğüs uçları koyulaşır. Bebekte bu haftaki en çarpıcı gelişme reflekslerdir. Bebek parmağını açıp kapatmaya ve emmeye başlar. Yüzü insan yüzü şeklindedir ve gözleri başının ön kısmına taşınmıştır, kulakları olması gereken yerdedir.
13. hafta birinci trimesterin son haftasıdır. Düşük riski erken gebeliğe göre çok azdır. Bebek artık 6-7 cm boylarında ve 20 gr ağırlığındadır. Bebeğin küçük parmaklarında parmak izleri oluşmaya başlar. Damar ve organlar ince deriden gözlenebilir. Eğer bebek kızsa yumurtalıklarında iki milyondan fazla yumurta vardır. Ayrıca bu haftada bebeğin ses telleri oluşmaya başlar ve bebekte ilk hareketler görülür.