4 Eylül 2015 Cuma

Eylül ayı seminer takvimi





Eylül Ayı Seminer programım;

5 Eylül Hipp ile Ek Gıdaya Geçiş13:00-15:00
Organik Yaşam Festivali Maçka Parkı

6 Eylül 13:00-15:00 Hipp ile Bebeklerde Menü Oluşturma
Organik Yaşam Festivali Maçka Parkı


8Eylül 13:00-15:00 Yenidoğan Bebek Bakımı ve Bebek Alışverişi
Bostancı Marga Yaşam Atölyesi

15 Eylül 13:00-15:00 Bebek Masajı
Bostancı Marga Yaşam Atölyesi

20 Eylül 11:00-14:00 Doğuma Hazırlık
Bostancı Marga Yaşam Atölyesi

Detaylar ve kayıt için;

bebeimgeliyor@hotmail.com
http://www.bebeimgeliyor.com

Siz sitenizi Alexa da nasıl yükseltiniz?



Bu yaz boyunca siteme anneler ve hamilelerin faydalanması için pek çok yazı ekledim siteme. Birçok siteye de yazı gönderdim. Google analitik de siteme giriş sayısı yükselirken alexa değerim de gariplikler olmaya başladı. İnsanların girip, okuyup alexanın kötüleşmesini anlamadım. O nedenle alexa nasıl yükselebilir diye araştırma yaptım. Sizlerle paylaşmak istedim. Ben aşağıdaki yazıdan yararlandım. Alexam düzeldi mi, henüz değil..

Sizde sitenizin veya bloğunuzun alexasısını öğrenmek isterseniz;
http://www.alexa.com/   bakabilirsiniz.

Umuyorum ve bu konu hakkında önerilerinizi de bekliyorum:))

Alexa, Dünya geneli ve ülke bazlı site  sıralaması yapan ve webmasterlar tarafından ilgiyle takip edilen önemli bir sitedir. Alexa ile web sitelerinin trafik yoğunluklarına göre sıralamalarını öğrenebiliriz. Sürekli güncellenerek sitelerin gelişimine göre sıralarının değiştiği sistemde, web sitesi sahipleri sürekli farklı yollar deneyerek Alexa sıralamalarını arttırmak peşindeler. Peki Alexa nasıl çalışır.
Alexa Nasıl Sıralar
  • Sitenin tekil ve çoğul ziyaretçi sayısı
  • Hemen çıkma oranı
  • Sitede geçirilen süre
  • Toplam sayfa görüntüleme
  • Arama motorundaki kalitesi
  • Siteye gelen ziyaretçilerin hangi siteden geldikleri ve bunların kalitesi
  • Alexa backlink sayısı
  • Sitenin sahiplenilmesi
  • Olumlu yorumların sayısı ve oranı
Alexa Neden Önemlidir
  • Reklam verenler için öncelikli aranan özelliktir
  • Sitenin ziyaretçi sayısı hakkında izlenim verir
  • Sitenin kalitesini belirler.
  • Seo açısından etkendir.
  • Bir nevi rekabet analizidir
Alexa Nasıl Arttırılır
  • Siteyi Alexa’da sahiplenin
  • Alexa’da oturum açılmış bir şekilde sitenizi sorgulayın
  • Sitede bir sayfada çok kalmak yerine farklı sayfaları gezin
  • Harici kaynak yerine tüm resim vs. gibi dosyaları kendi hostunuzda barındırın
  • Yazı içlerinde daha fazla resim kullanın
  • Sitede Alexa Widget kullanın
  • Alexa’ya link verin
  • Alexa sorgulama sayısını arttırın
  • İframe olarak site içeriğinizi başka sitede gösterin
  • Sitenizin daha hızlı açılmasını sağlayın
  • Sitenizin sorgu sayısını arttırın. Bunun için imacros kullanabilirsiniz
  • Sitenize Alexa üyeliği ile 5 yıldızlı yorum yapın
  • Düzenli ziyaretçi akışı için sosyal imleme sitelerini kullanın
  • Hit canavarı, hit sihirbazı gibi siteler kullanılabilir
  • Ziyaretçilere Alexa toolbar kulanımı önerme
  • Resimler için Seo uygulamak

Ağustos ayı Bebeimgeliyor seminerlerinden...
















Kordon kanı neden saklanır?


Kordon kanı saklanmalı mı?
Annelerin bu aralar bana sık sorduğu bir konu hakkında yazmak istedim. ‘’Kordon kanının saklanması! ‘’



Saklanmalı mı? Ne zaman kullanılacak? Hangi hastalıklarda kullanıla bilinir? Ve daha fazlası için Yaşam Kordon Kanı Bankası Genel Müdürü Füsun Öner Soytaş ile sizler için görüştüm.




Kordon kanı nedir?
Anne rahminde gelişimini sağlayan bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için göbek bağı ile plasenta bu görevi üstlenir. Bebek doğduktan sonra göbek bağı kesilir. Plasenta ve plasentaya bağlı göbek kordonu damarlarında kalan kana plasental kan ve kordon kanı denir. Önemli bir kök hücre kaynağı olan kordon kanı, çok çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere toplanıp saklanabilmektedir.

2015 yılı kordon kanı naklinin 27. Yıl dönümüdür. O günden bugüne kadar yapılan çalışmalar doğrultusunda kordon kanında bulunan kök hücrelerin 80’den fazla hastalığın tedavisinde kullanılabileceği anlaşılmıştır.
Kordon kanının saklanmasındaki amaç, doğuştan gelen ve yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ciddi olabilen hastalıkların tedavisi için önemli bir kaynak olmasıdır. 1990’lı yıllarda bu değerli kök hücreler aile içi kullanım amacıyla saklamak üzere Aile Kordon Kanı Bankacılığı başlamış ve günümüze kadar pek çok başarılı kök hücre nakli gerçekleştirilmiştir.

Neden kordon kanı kök hücresi?

1.
Kordon kanı, içerisinde bulunan kök hücreler nedeniyle insanlar için çok önemli bir tedavi kaynağıdır. Kök hücre, kemik iliği ve periferal kanda da bulunmasına karşın yeni doğan bir bebeğin kök hücreleri olması nedeniyle üstün bir çoğalma ve farklılaşma yeteneğine sahiptir.

2. Kök hücreler sınırsız sayıda bölünebilir ve tedavi edici özelliği vardır. Uygun şartlarda potansiyeline göre belirli doku veya organın hücrelerine dönüşebilme yeteneğine sahip olan kordon kanı kök hücreleri, sinir hücresi, kan hücresi, kemik veya kıkırdak hücresi gibi pek çok hücreye de dönüşebilirler.

3. Kordon kanından kök hücre sağlanması işlemi oldukça kolaydır, çünkü doğum gerçekleştikten sonra alınır. Anne ile bebeğe zarar verilmez ve ek bir cerrahi işlem uygulanmaz.

4. Kordon kanındaki kök hücreler biyolojik olarak yeni dünyaya gelmiş bir bebeğin kök hücreleridir. Diğer kök hücre kaynaklarından farklı olarak herhangi bir toksik ve çevresel etmene maruz kalmadığı için en saf kök hücreleri barındıran zengin bir kaynak olmaktadır. Uygun şartlarda tüm özellikleri korunarak saklanabilir.

5. Kordon kanı kök hücreleri ile nakil işlemi sırasında diğer kök hücre kaynaklarında farklı olarak, alıcı ile verici arasında tam doku uyumu gerekmez. Kısmi uyum ile de benzer tedavi sonuçları elde edilmektedir. Bundan dolayı kordon kanı, sadece bebeğin kendisi için değil kardeşleri ve hatta diğer aile fertleri içinde kullanılabilir.

Kordon kanı hangi hastalıklarda kullanılabilir?
Kordon kanı lösemiler, lenfomalar, kemik iliği kanserleri gibi kan kanseri tedavisinde, Akdeniz anemisi, Aplastik anemi, Fankoni anemisi gibi anemi hastalığının tedavisinde, kalıtsal metabolik hastalıklar ve immün sistem hastalıklarının tedavisinde standart tedavi olarak kullanılmaktadır.

Bununla birlikte hasarlı doku ve organın tedavisini hedefleyen rejeneratif tıp alanında da kullanılmaktadır. Tip 1 Diabet, Serebral Palsi, İşitme Kaybı, Otizm, Alzheimer bu tedavi amacıyla kullanılan hastalıklardan bazılarıdır. Yine kalp krizi sonrası doku hasarının ortadan kaldırılması içinde kordon kanı kök hücreleri ile tedavi çalışmaları yürütülmektedir.

Kordon kanı nasıl toplanır ve saklanır?
Bebeklerin doğumdan sonra göbek bağı klemplenerek kesilir. Kordon kanıda, doğumdan sonra ilk 3-5 dakika içerisinde kesilen göbek bağından toplanır. Toplama işlemi, doğumdan sonra gerçekleştirildiği için bebeği ve anneyi hiçbir şekilde etkilemez. Doğumdan sonra yapılan basit bir işlemdir. İşlem cerrahi bir işlem olmadığından acı ve zarar verme olasılığı bulunmamaktadır.
Kordon kanı, normal doğumlarda olduğu gibi sezaryen doğumlarda da toplanmaktadır. 60- 200 mililitre elde edilen kordon kanı, pıhtılaşma önleyici madde içeren kan torbasına alınarak, laboratuvara gerekli testlerin yapılması için gönderilir.

Gerekli laboratuvar testleri yapılır, kordon kanındaki kök hücreler ayrıştırılıp özel yöntemlerle işlendikten sonra dondurulur. - 196°C'de nitrojen içeren özel tanklarda saklanır. 
Türkiye’de Kordon Kanı Bankacılığı
Dünyada 1989’dan bu yana kordon kanı kök hücreleri ile 30.000’den fazla nakil gerçekleştirilmiştir. Kordon kanı bankacılığı ülkemizde de 12 yıldan uzun süredir gelişerek hizmet vermeye devam etmektedir. Kordon Kanı Bankacılığındaki yasal zorunluluklar 2005 yılında yayınlanmış olan yönetmelikle belirlenmiştir.
Bankalarda saklanan kordon kanı kök hücrelerinin -196 °C’de dondurularak uzun yıllar saklanabilmesi mümkün olmaktadır.

Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik, 2005 yılına ait veriler ışığında kordon kanının 40-50 kg’lık bir kişinin tedavisi için yeterli kök hücreyi içerdiğini belirtmekte olup, kordon kanı saklama süresini ailenin saklama gerekçesine bağlı olarak sınırlandırmamaktadır.  2015 yılına geldiğimizde, çeşitli kök hücre kaynaklarının birlikte kullanılması, kök hücre çoğaltma çalışmaları ve direk hasarlı bölgeye kök hücre uygulanması insanlığın yüzünü güldüren çok önemli gelişmelerdir.

Amerika Birleşik Devletlerinde ve Avrupa’da pek çok kordon kanı bankası ailelere ömür boyu saklama seçeneği sunmaktadır.

Sizler bu bilgilerin dışında daha fazlasını okumak ve araştırmak istersenizhttp://www.kordonkanibankasi.com/ bakabilirsiniz.

Sevgiler

Organik Yaşam Festivali


Organik Yaşam Festivali
5-6 Eylül 2015 Tarihlerinde Maçka Demokrasi Parkı’nda, Hipp ana sponsoru olduğu Türkiye’nin ilk Organik Yaşam Festivali düzenlenecek. Bu festivalde çocuklar, HİPP’in kendilerine özel oluşturduğu “Çocuk Etkinlik Alanında” eğitici ve eğlenceli oyunlar&ödüller ile eğlenip vakit geçirirken; yetişkinler de yine kendilerine özel HİPP standında “organik”lik  hakkında keyifli sohbet etme ve vakit geçirme imkanı bulacaklar.

5 Eylül Cts



11:00-12:00
HİPP'le Keyifli Boyama Etkinliği
12:00-13:00
HİPP Kartları ile Oyun Etkinliği
13:00-15:00
Esra Ertuğrul ile Ek Gıda Hakkında İpuçları Semineri
15:00-16:00
Maske Boyama Etkinliği
16:00-17:00
HİPP Organik Kavanoz Meyve Püreleri ile Eşini Bulma
Yarışması
17:00-18:00
“Organik Yaşam'' Konulu Kompozisyon Yarışması
ve Sürpriz Ödüller
18:00-19:00
'' Organik Çiftlik'' Resim Yarışması ve Sürpriz Ödüller


6 Eylül Pazar

10:00-11:00
HİPP'le Keyifli Boyama Etkinliği
11:00-12:00
Renkli Oyun Hamurları ile Organik Meyve
 ve Sebzeyi Yapma Etkinliği
12:00-13:00
HİPP Kartları ile Oyun etkinliği
13:00-15:00
Esra Ertuğrul ile Organik HİPP Ürünlerinden
Menüler Oluşturma Etkinliği
15:00-16:00
Puzzle Boyama Etkinliği
16:00-17:00
HİPP Organik Kavanoz Meyve Püreleri ile Eşini
Bulma Yarışması
17:00-18:00
Organik Yaşam'' Konulu Kompozisyon Yarışması
 ve Sürpriz Ödüller
18:00-19:00
'' Organik Çiftlik'' Resim Yarışması ve Sürpriz Ödüller

Sizleri de bu festivalde aramızda görmekten mutluluk duyarız.

Benim yapacağım seminerlerimin içerikleri;
http://www.bebeimgeliyor.com/2015/08/organik-yasam-festivalde-blw-semineri/

Detaylı bilgi ve program için : http://www.organikyasamfestivali.com


6 Ağustos 2015 Perşembe

Hamilelik ve emziklilik döneminde su içmek






Yaşamın her döneminde su alımına dikkat etmelisiniz.. Ama hamilelik ve emzirme döneminde aldığınız sıvı miktarlarına dikkat etmek , özellikle  su alımı son derece önemlidir.
Su atık ürünlerin hücrelerden atılmasına ve hem anne hem de bebeklerde karaciğer ve böbreğin çalışmasına yardımcı olur. Kan miktarınızın artmasını desteklemek için yeterli suya ihtiyaç duyulur. Günlük su (sıvı) alımınız hakkında doktorunuzla görüşebilirsiniz.

Hamilelik: Hamile kadınlar genellikle su dahil olmak üzere günde yaklaşık 2,3 litre (yaklaşık 10 bardak) içecek içer.

Emzirme Dönemi: Emziren kadınlar genellikle su dahil olmak üzere yaklaşık 3,1 litre (yaklaşık 13 bardak) içecek içer.


http://www.bebeimgeliyor.com/2015/08/hamilelik-ve-emziklilik-doneminde-su-icmek/

Bebeğim yeterli sütü aldığını nasıl anlarım?




İlk zamanlar üç günden sonra yeni doğan bebeğiniz mekonyum (koyu, siyah veya koyu yeşil dışkı) adı verilen ilk dışkısını yapmayı bıraktığında bebeğinizin yeterli miktarda süt aldığını anlayacaksınız. Bunu yeşilimsi geçiş dışkısı ve daha sonra ise günde üç veya daha fazla kez sarı, pütürlü, akışkan kaka takip eder.
İlk ayda bebeğiniz altı ila sekiz bez ıslatacak ve günde en az iki bağırsak hareketi olacaktır. Süt miktarınız oturduğunda, ilk üç ayında günde yaklaşık 15 ila 30 gram kilo almalıdır. 3 ila 6 ay arasında bebeğinizin kilo alımı azalarak günde 15 grama düşer.
Dikkat etmeniz gereken diğer belirtiler:
  • Emzirmeden sonra birkaç saat uyur.
  • 24 saatlik zaman diliminde en az sekiz kere iki ila üç saatte bir emer.
  • Bebeğiniz genellikle en az 10 dakika ila en fazla 1 saat emer (ancak bebeğinizin emmesinin ne kadar sürdüğünü saatin değil bebeğinizin belirlemesine izin verin).
  • Bebeğiniz emerken durabilir ve tekrar emmeye başlayabilir.
  • Bebeğiniz genellikle iki memenizi de emer.
  • Emzirmeden önce memenizin dolu emzirmeden sonra ise daha yumuşak olduğunu hissedersiniz.
  • Emzirmeden sonra bebeğiniz durgun görünür ve artık aç değildir.

3-4 haftalık bebeğiniz var ve...




3-4 haftalık bebeğiniz sadece anne sütüyle besleniyor fakat fazla emdiğinde kusuyor, gaz sıkıntısı olan ve sık ağlayan bir bebekse size birkaç önerim olacak.
Bebeğinizin sıklıkla hiçbir neden yokken ağlıyorsa yapabilecekleriniz:
Bebeğiniz size karnının aç olduğunu, altının ıslak olduğunu, sıcakladığını ya da üşüdüğünü anlatmaya çalışıyor olabilir. Bebeğinizin tüm temel ihtiyaçlarının karşılandığından emin olun.
Bebeğiniz ağlamaya başladığında, normal rutin dahilinde yaptığınız şekilde sakinleştirmeye çalışın.
Bu işe yaramazsa şunları deneyin:
  • Hafif sallama, zıplatma veya bebeğiniz kucağınızdayken yürüme.
  • Onu sakinleştirebilecek seslerden faydalanın (sessiz müzik, elektrikli süpürge sesi vs.)
  • Bebeği bir slingle veya kanguru ile taşıma
  • Kolunuzda yüzü yere bakar şekilde yatırarak, elinizle sırtına hafifçe baskı uygulayarak
  • Sık sık, kısa süreli beslemek. Huysuz bebekler genellikle fazladan emzirilerek sakinleştirilebilir. Gerektiği şekilde kilo alıyor ve karnı aç görünmüyorsa, beslenmeyi iki veya üç saatlik aralarla tek memeyle kısıtlamayı deneyin. Bu periyottaki ekstra emzirme, “boş” meme ile gerçekleştirilmelidir. İki saat sonra, diğer memeye geçin.
Kundaklama da pek çok bebek için sakinleştiricidir. Kendilerini sıcak ve güvende hissetmelerini sağlar.
Aşağıda belirtilen şekilde kundak yapabilirsiniz:
  • Bir battaniyeyi düz bir yüzeye serin. Bir köşesini hafifçe içe kıvırın.
  • Bebeğinizi yüzü size bakacak ve başı katladığınız kenarın üzerinde olacak şekilde yerleştirin.
  • Battaniyenin bir kenarını bebeğinizin etrafına sarın, sırtının altına sıkıştırın.
  • Üst köşeyi sıkı bir şekilde ayaklarının üzerine çekin.
  • Battaniyenin diğer kenarını da bebeğinize sararak sadece başını açıkta bırakın.
Zaman zaman, sizin yedikleriniz de bebeğinizi etkileyebilir. Gaz yapan sebzeler (soğan, brokoli), baharatlı soslar ve çok fazla kafein tüketimi bazı bebeklerde huzursuzluğa neden olabilir. Her seferinde bu gıdalardan bir tanesinden uzak durmaya çalışın ve bebeğinizdeki değişiklikleri gözleyin.
Bazen bebekler sadece çok yorgun da olabilirler. Sorunun bu olduğunu düşünüyorsanız, bebeğinizi güvenli bir yere koyun ve biraz ağlamasına izin verin. Bu bebeğinizi sakinleştirebilir.
Bebeğinizi ne kadar rahatlatmak isteseniz de, bazen onu mutlu etmek için yapabileceğiniz hiçbir şey olmayabilir. Ne kadar neşeli bir anne olursanız olun, bebeğinizin ağlaması sizi gerçekten yıpratabilir. İyi bir destek sistemi, bebeğinizin ağlaması artık sizin için dayanılmaz olduğunda size çok ihtiyacınız olan molayı verdirecektir. İhtiyaç duyduğunuzda sizi biraz rahatlatması için eşinizin veya başka bir aile üyenizin yardımını isteyin. Eğer yardım alamıyorsanız, kendinizi toplayana kadar bebeğinizi güvenli bir yere bırakın. Bebeğinizi hiçbir zaman sarsmayın. Bu hareket kalıcı beyin hasarına neden olabilir. Fırsatınız olduğunda uyuyun ve unutmayın – tüm bunlar geçecek.
Elinizden geleni yaptığınız halde bebeğinizi sakinleştiremiyorsanız, doktorunuza danışın.
Bebeğinizin gaz sancısı çekiyorsa yapabilecekleriniz:
Gaz sancısını aşağıdakileri yaparak azaltabilirsiniz:
  • Karnına masaj yaparak
  • Kolunuzda yüzü yere bakar şekilde yatırarak, elinizle sırtına hafifçe baskı uygulayarak
  • Bir otomobilde veya zıplayan bir koltuktaymış gibi, düzenli bir ritimle hafifçe zıplatarak
Gaz sancılarını önleyebilmek için:
  • Ağlamak bebeğinizin hava yutmasına neden olduğundan, açlık nedeniyle ağlamaya başlamadan önce bebeğinizi besleyin.
  • Bebeğinizi beslenme sırasında çok fazla hava yutmaktan korumak için sık sık geğirterek gazını çıkarmaya çalışın; bu bebeğin sindirim sistemine hava girmesini önleyecektir. Biberonla besleme sırasında, yaklaşık her bir 20-30 gramın ardından ve emzirirken beş ila on dakikada bir ya da meme değiştirirken bebenizi geğirterek gazını çıkarmasını sağlayın. Birkaç dakika içinde geğirmezse, pozisyonunu değiştirin ve birkaç dakika sonra tekrar deneyin.
  • Bebeğinizi çok fazla hava yutmaktan korumak için, beş ila 10 dakikada bir ya da meme değiştirirken geğirterek gazını çıkartmayı deneyin. Birkaç dakika içinde geğirmezse, pozisyonunu değiştirin ve birkaç dakika sonra tekrar deneyin.
  • Zaman zaman, sizin yedikleriniz de bebeğinizi etkileyebilir. Gaz yapan sebzeler (soğan, brokoli), baharatlı soslar ve narenciye bazı bebeklerde karın ağrısına neden olabilir. Her seferinde bu gıdalardan bir tanesinden uzak durmaya çalışın ve bebeğinizdeki değişiklikleri gözleyin.
Bu öneriler bebeğinizde gaz oluşumunu azaltmıyorsa, bunu doktorunuzla konuşun.
 
 
Bebeğinizin geri çıkarmaktan çok kusuyorsa yapabilecekleriniz:
Çıkarma, daha kuvvetli ve daha hacimli hale geldiğinde, kusma kabul edilir. Bu bebeğinizde rahatsızlık yaratacaktır. (Bebeğinizin bunun sadece çıkarma olduğunu fark etmesi mümkün değildir.) Her ne kadar korkutucu olsa da, zaman zaman görülen bir kusma epizodu, kusmuğun bir kısmı bebeğinizin burnundan gelse dahi genellikle endişelenilecek bir durum değildir.
Diğer durumlarda ise, kusma bir endişe sebebidir. Sık kusma reflü hastalığına, tıkanmaya, enfeksiyona veya protein alerjisine işaret edebilir.
Eğer bebeğinizdeki normal kusma için aşağıdakiler geçerli ise, doktorunuzla görüşün:
  • Hacmi veya kuvveti artmışsa
  • Tıkanma epizotlarına veya solunum güçlüğüne yol açıyorsa (hırıltı veya öksürük)
  • Başka sorunlara yol açıyorsa (rahatsızlık, huysuzluk, yeterli kilo alamama veya kilo kaybı)
  • Kusmaya ateş, ishal, kanlı mukus veya karında gerginlik de eşlik ediyorsa
  • Yeşil veya sarı renkli ise
  • Sık sık, fırlar gibi çıkıyorsa

1 Temmuz 2015 Çarşamba

ÇOCUKLAR SUDA VE KUMDA IMAGINARIUM’A EMANET!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte çocuklarımızın güneş, kum ve suda geçirdiği zamanın hem kalitesi,hem de güvenilirliği ebeveynler için önem kazanıyor. Tüm ürün felsefesini kalite ve güven üzerine konumlandıran Imaginarium’un, yaz aylarını ebeveynler için huzurlu, çocuklar için de eğlenceli kılmak için birbirinden güzel ürünleri mağazalarda yerini aldı. 
 
Yüzme havuzu oyunları ile ilgili testleri uygulayan ve su yüzeyinde tutma ekipmanlarının CE belgesi almasını sağlayan laboratuvar olan AIJU tarafından onaylı Imaginarium ürünleri ile çocuklar suda artık çok daha güvende. Bu testler sayesinde kollukların, şişme havuzların ve tüm şişirilebilir ürünlerin minimum batmazlığı, yükseklik pozisyonu, köşelerin, kenarların ve uçların ya da delme dayanımının değerlendirilmesi ve çekvalflerin etkinliğinin kontrol edilmesi, dikiş dayanımı, tuzlu suya, tükürüğe, tere ve yapışkan işaretlere karşı dayanıklılığı emniyet altına alınıyor.

Diğer yandan, güneşin altında şişirilebilir oyuncakların ya da plaj oyunlarının tadını çıkarabilmeniz için Imaginarium güneşte kalma derecesine göre renk değiştiren uyarı etiketleri ve 50 Faktör güneş koruması içeren sıra dışı bir banyo serisi sunuyor. Ultraviyole güneş ışınlarına karşı koruma özelliklerini belirlemek amacıyla mayo ve plaj şemsiyeleri titizlikle kalite, kontrol ve güvenlik testlerine tabi tutuluyor. Koruma faktörünün belirlenmesi için bu testlerle UV Standart 801 gibi ışınlar ölçülüyor.

Imaginarium’un sunduğu birbirinden renkli ve kaliteli mayolar, güneş gözlükleri, kum ve su oyunları ile çocuklar bu yazı hem güvende, hem de keyifle geçirecekler.

30 Haziran 2015 Salı

Altuğ’unun Favori çizgi filmleri; Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia




Disney Channel Altuğ'unun sevdiği kanallardan birisi. Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia en sevdiği çizgi filmlerdir.
                   



Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları en sevdiklerinden birisi. Bu çizgi film de Korsan Jake, arkadaşları Izzy ile Cubby ve papağanları Skully’nin başrolünde olduğu müzik dolu bir hazine avına çağırıyor.Kahramanlarımız gemileri Bucky’le beraber her bölüm iki maceraya atılarak Disney klasiklerinden Peter Pan’in ünlü karakterleri Kaptan Hook ve Smee’yi alt etmeye çalışıyor. Karakterlerin her biri farklı özellikler taşıyor ve biraraya gelip kenetlendiklerinde akıllı, güçlü ve eğlenceli bir takım oluşturuyorlar. Örneğin, Jake takımın kendine güveni yüksek lideri, Cubby harita kullanma becerisiyle her zaman doğru yolu bulmalarına yardımcı oluyor, Izzy ise buldukları ganimetleri kullanışlı hale getiriyor ve sorunlara karşılık yaratıcı çözümler buluyor. Aynı zamanda ekip, Izzy’nin peri tozu sayesinde Jake ve ekibin uçmasını sağlıyor. Skully, bir takımın sahip olabileceği en iyi gözlemci papağan; Bucky ise onları her zaman gitmeleri gereken yere ulaştıran güvenilir bir dost.
Bu çizgi filmde en sevdiğim Altuğ'unun sayı sayma, şekiller, uzaklık ve lokasyonla ilgili tahmin yürütme yeteneğine katkı sağlamasını çok sevdim. Olaylara çözüm yolları bulmayı, farklı yaklaşımları ve iyiliğin kazandığını öğrenmesi çok güzel. Her bölümden sonra Altuğ ile üzerinde sohbet ediyoruz. Bende sanırım bunu çok seviyorumJ
              


O kadar etkilendi ki doğum günü konsepti de Korsanlar oldu. Altuğ lego ile oynamayı çok seviyor. Öyle ki Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanlarının kahramanlarının olduğu legolar ile de seyrettiği çizgi filmi pekiştiriyor. Anlayacağınız Altuğ, Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları en sevdiği çizgi film:))





Altuğ, okuldaki yakın arkadaşı Duygu sayesinde Prenses Sofia ile tanıştı. Bu çizgi film de; Annesi Miranda, Kral 2.Roland’la evlendikten sonra sarayda yeni ailesiyle yaşamaya başlayan ve kraliyet hayatının inceliklerini öğrenmekte olan 12 yaşındaki Sofia’nın maceralarının anlatılıyor. Sofia hem yeni hayatına alışmaya çaışıyor hem de kralın diğer çocukları Prenses Amber ve Prens James ile kardeşlik kavramını öğreniyor. Saraya taşındığında Kral 2.Roland tarafından kendisine özel güçleri olan bir kolye verilen Sofia, bu sayede yaralı bir kuşa yardım ettiğinde hayvanlarla konuşma yetisi kazanıyor veya yardıma ihtiyaç duyduğunda Pamuk Prenses, Mulan, Sindirella, Belle ve Ariel gibi Disney prenseslerini de yardıma çağırabiliyor. Sofia’ya bu sihirli yolcuğunda Disney Perileri’nden Fauna, Flora ve Merryweather da eşlik ediyor.
Prenses Sofia da, okula alışma, kardeşlik ilişkileri geliştirme, yeni arkadaşlar edinme, cesaret ve dürüstlüğün öneminin içermesini seviyorum.
Altuğ ilk başlarda kız filmi dese de zamanla sevmeye başladı. Çok şeyinde farkına vardığını gördüm. Özellikle Altuğ bu yıl okul değişikliği yaptı. Prenses Sofi da yeni arkadaş edinme ve okulla ilgili bölümleri izlemesinin okula adaptasyonuna katkısı olduğunu düşünüyorum.
O nedenle Disney Channel kanalda Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Prenses Sofia çizgi filmlerini izlemesini tavsiye ederim. Ayrıca bu çizgi filmlerin facebook sayfasını da tavsiye ederim..



Esra Ertuğrul

http://bebeimgeliyor.blogspot.com

28 Haziran 2015 Pazar

BEBEĞİ EMMEYE ALIŞTIRMAK İÇİN BİRKAÇ ÖNERİ:



*Bebeğinizi uyurken veya uykuya dalarken emzirmeye çalışın. Uyuturken göğsünüzü emzirecek gibi hazır da tutun ve uykuya geçince de emzirmeyi deneyin..

*Bebeğiniz için çeşitli emzirme pozisyonlarını deneyin. Siz ve bebeğiniz için en idealini bulmaya çalışın.. 

*Hareket halinde iken emzirmeyi deneyin.Bazen anneler yürürken , o hareket bebeğin hoşuna gidebiliyor.

*Bazen sessiz ortama emzirmek, emerken bebeğinizin dikkatini dağılmasını önleyeceği için bir alternatif olabilir. Sessiz, karanlık bir yerde yada dikkatin dağılmayacağı bir yerde emzirin.

*Bebeğinizle ten teması çok önemli. Bol bol ten tene vakit geçirmeye çalışın. Bunun için slingler çok iyi alternatiflerdir. Hem bebeğiniz sizin kokunuzu duyar, hem içinde emme denemeleri yapabilirsiniz.

*Birbirinize daha yakin olmak ve emzirme denemeleri için daha çok fırsat yaratmak amacıyla beraber uyuyun.

*Emzirirken olabildiğince üstünüzdeki kiyafetlerinizi çikarın, bebeği de minumum kıyafetle bırakın.

*Gün içinde özellikle akşamları banyo yaptırabilirsiniz.Sonrasında masaj yapıp bebeğiniz iyice rahatladıktan sonra emzirmeye çalışın.